Kişisel günlüğüm

Archive for Haziran 2010

Analog bilgisayar. Çok güzel yapmışlar tebrik ederim.

Reklamlar

Dünyanın en iyi takımları ve oyuncuları Güney Afrika‘da ülkelerini gururlandırmak için ter döküyor. Tüm futbol severlerin merakla beklediği Fifa 2010 Dünya Kupası getçiğimiz hafta başladı. Ancak heyecan azalmak yerine giderek daha da fazla artıyor.

Dünya Kupası’nda başlama vuruşu çaldı. Vuvuzela sesi eşliğinde oynanan maçlarda futbolcular kadar güzel izleyiciler de ilgi çekiyor. İşte Dünya Kupası güzelleri…


26062010301

Originally uploaded by hayranim

Benim minikler geçen sene kaplıcalarda öğrendikleri yüzme derslerini havuzda devam ettiriyorlar.




26062010307

Originally uploaded by hayranim

Bu kadar kötü bir atlayış olamaz. Trampletten atladığım en kötüsü sağolsun yeğenim çekmeyi başarmış.

YouTube sansürü yüzünden adı dünyanın sansürcü ülkeleri arasına giren Türkiye, Google’a ait bazı IP’lere erişim engeli koyarak yerini pekiştiriyor.

YouTube yasağı yüzünden internet sansürcüsü ülkeler arasına giren Türkiye’nin telekomünikasyon işlerini koordine etmekten sorumlu kurumu bu kez Google’ı hedef aldı.

Birkaç gündür söylentilere konu olan Google sansürünün de yavaş yavaş devreye sokulduğu görülüyor. Bazı kullanıcılar dün akşamdan itibaren Google anasayfaya ve bazı Google servislerine ulaşmakta güçlük çekiyorlar.

Bazı internet servis sağlayıcıları bu hizmetlerle ilgili olarak müşterilerine uyarılar geçiyor. Bunlardan birinde, 3 Haziran 2010 tarihinde Telekomünikasyon İletişim Başkanlığı’ndan firmalarına iletilen karar sebebiyle Google’a ait bazı IP’lere hukuksal nedenlerden dolayı erişimin engelleneceği belirtiliyor. Servis sağlayıcı firmalar, IP’lerin engellenmesinden ötürü Google’ın bazı uygulamalarına erişememe ya da yavaşlık yaşanmasını beklendiğini söylüyor. Firma açıklamalarına göre şunlar olabilir:

  • Google web sitesine erişimde sorun yaşanması
  • Reklam vb. analiz verisi için web sitelerinde Google Analytics, Google Maps gibi Google uygulamalarını kullanan portal veya web sitelerine erişimlerin yavaşlaması
  • Google Toolbar yüklü bilgisayarlarda bazı sitelere yavaş erişme
  • Web sitelerin dahilinde “google search” kullanan alan adlarına erişimde yavaşlama
  • Google uygulamalarıyla entegre ya da Google Search’e dayalı birtakım uygulamaların etkilenmesi.

Sansür kararının neden alındığı ve hangi hukuki süreçle yürürülüğe konduğu henüz bilinmiyor. Bilgi Teknolojileri ve İletişim Kurulu Başkanlığı’ndan geçen yıl yapılan açıklamalarda ‘yerli’ bir arama motoru kurulacağı ve bunun 2010 sonuna kadar çalışmaya başlayacağı söyleniyordu.

Başlığı yadırgayanlar çıkabilir. Öyle ya, Anayasa Mahkemesi gibi yüce mahkemenin ‘hukukla’ sınavı mı olur? Olmaması gerekir ama olur. Normal şartlarda Anayasa Mahkemesi’ne hukuku hatırlatmak garip ama söz konusu mahkemenin sicili de ortada.

Arkasında 367 gibi ucube bir karar var. Bugüne kadar 367’nin izahı hâlâ yapılamadı. Yapılamaz da. Gerekçe havada kaldı. ‘Siyasi, ideolojik bir karar olarak’ tarihin arşivine kaydedildi.

Üniversitelerde başörtüsü yasağına son veren anayasa değişikliğine ilişkin kararı da pek farklı değil. 10. ve 42. madde 411 gibi kolay ulaşılmayacak rekor oyla Meclis’ten geçti. Anayasa Mahkemesi, anayasa değişikliklerini sadece usul açısından denetlemesi gerekirken ‘367 hukukçularının içtihatları’ doğrultusunda yetkisini aşarak düzenlemeyi iptal etti.

Oysa, 148. maddede sayılan şekil şartları çok açık, tek tek sıralanmış. Anayasa, adını taşıdığı mahkemeye şekil dışında denetleme yetkisi vermiyor. Gelin görün ki Anayasa Mahkemesi, her iki kararda da ‘Hukuka uysa da uymasa da ben yaptım oldu’ mantığıyla hareket etti. Bunu ne hukuk ne de kamu vicdanı kabullendi.

Anayasa Mahkemesi’nin önünde yeni bir dosya var. Parlamento’da engelleme girişimleri sonuçsuz kalan CHP milletvekilleri, köklü reformlar içeren anayasa değişikliğinin iptali için mahkemeye başvurdu. İlk incelemenin dün yapılması bekleniyordu. Başkan Haşim Kılıç, takvimi açıklamıştı.

Ancak gündemin yoğunluğu nedeniyle inceleme tamamlanamadı ve önümüzdeki haftaya kaldı, dosya 8 Haziran’da ele alınacak. Mahkemenin hukukla sınavı daha ‘ilk inceleme’ aşamasında başlıyor.

Anayasa paketi Meclis’ten ‘referandumlu’ geçti. YSK, 12 Eylül’e gün verdi, takvimi işletmeye başladı. Yasama süreci henüz tamamlanmadı. Anayasa değişikliğinin iptali için referandumdan önce mahkemeye başvurulabilir mi? Henüz değişiklik gerçekleşmemiş, yürürlük söz konusu değil.

Mahkeme başvuruyu kabul eder, ‘görüşme’ yönünde karar verirse yeni bir tartışmanın kapılarını açmış olacak. Bu mantıkla anayasa değişiklikleri Meclis aşamasında da, komisyonda müzakere edilirken veya ikinci tura geçerken de Anayasa Mahkemesi’ne taşınabilir.

Paket, Anayasa Mahkemesi’nin yapısında esaslı değişiklik öngörüyor. Şayet paket mahkemenin görüşeceği noktaya geldiyse buna eski üyeler değil, yeni oluşacak mahkemenin bakması gerekmez mi?

Burada en büyük sorumluluk Anayasa Mahkemesi Başkanı Haşim Kılıç’ın… Mahkeme eğer 367 gibi, 10. ve 42. maddelerin iptali gibi çok konuşulacak karara imza atarsa meşruiyeti tartışmalı hale gelir.

Onun için Anayasa Mahkemesi, büyük ve tarihî sınavla karşı karşıya… Ya 367 gibi ucube karara imza atacak ya da hukukun dediğini yapacak. Yeni bir 367’yi ne Türkiye ne de Anayasa Mahkemesi kaldırabilir. Mahkeme üyeleri umarım bunun farkındadır.

Meclis, 12 Eylül Anayasası’nı değiştirmek için irade ortaya koymuş. Milli irade, yüksek yargıda yapısal değişiklik öngörmüş. 367’ye ulaşılamadığı için son söz millete bırakılmış. Nihai kararı, kurucu irade olan milletin kendisi verecek.

‘Evet’in de ‘hayır’ın da garantisi yok. Yargı her kararını ‘Türk milleti adına’ verdiğini söylemiyor mu? CHP milletvekilleri paketi milletten kaçırmak isterken siyaseten yanlış yaptı. Referandumu engellemeye çalışmak yerine halkoylamasının önünü açmak için çaba harcamaları gerekirdi.

Bu noktadan sonra hukuken de siyaseten de en doğru olan, nihai kararı halka bırakmak. Halk ne diyorsa o…


Kategoriler

Arşivler